En Etkileyici 5 Tenis Otobiyografisi

Başarılı tenis yıldızlarının hayat hikayelerini onlardan öğrenmek ister misiniz? 5 tenisçinin otobiyografilerini derledik..

1.Arthur Ashe – Days of Grace

Dünya şampiyonu, sosyal aktivist, AIDS kurbanı ve bir savaşçı.

Efsanevi tenis oyuncusu Arthur Ashe’i kısaca anlatmak isterseniz bu kelşmler yeterli olablilr ancak onu daha yakından tanımak isterseniz Days of Grace rehberiniz olacaktır.

Days of Grace’de olağanüstü kariyeri ve ölümcül hastalık yüzünden yarıda kesilen hayat hikayesi tüm gerçekliği ile anlatılıyor.Wimbledon, Avustralya Açık ve Amerika Açık şampiyonu olan tek siyahi erkek olan Ashe, zorluklar karşısında güçlü ve cesaretli duruşu ile rol model olmaya devam ediyor.

Kitap, tüm zamanların en büyük tenisçilerinden biri olan ve yaşamının iniş çıkışları hakkında dokunaklı bir hayata sahip Arthur Ashe’i tanımak için bir yol gösterici.

2. Jimmy Connors – The Outsider: A memoir

Okuma güçlüğü, obsesif-kompulsif bozukluk, kumar düşkünlüğü ve kazanma alışkanlığı.

Jimmy Connors korta çıktığında izleyenleri oyununa hayran bırakıyordu fakat gerçekler iç dünyasında çok daha farklıydı. Kişisel ve profesyonel hayatı arasında farklılıklar bulunuyordu.

Başarılı bir kariyerin arkasında dışarıdan fark edilmeyen tüm sorunları; hayatının iyi, kötü ve çirkin yanlarını gösterdiği kitabında bağımlılıklarıyla nasıl başa çıktığını anlatıyor.

3. Rafael Nadal – Rafa: My Story

Kariyerinde emin adımlarla yürüyen yetenekli tenisçinin hayat hikayesi, ilham verici başarılarla dolu. Küçük yaştan itibaren görmezden gelinemeyecek bir oyuncu olduğunu ispat eden Nadal, kendisindeki tenis yeteneğini keşfeden amcasını asla yanıltmadı.

Kortlarda güçlü ve cesur bir duruş sergileyerek her şey yolunda düşüncesi oluşturan Rafael’in gerçekte aklından geçen düşünceler neler? 2008 Wimbledon Turnuvası’nda Federer’le oynadığı efsanevi maça kendini hazırlarken nasıl bir strateji izledi?

Bu soruların yanıtlarını, ilham verici hayat hikayesini paylaşan Nadal’dan öğreniyoruz.

4. Unstoppable – Maria Sharapova

“Beni başarımla değil, kaç defa düşüp, yeniden kalktığımla yargılayın.- Nelson Mandela” Kitabına  bu cümle ile başlayan Sharapova’nın kitabını bitirdiğinizde, bu cümlenin kendisini ne kadar iyi anlattığını fark edeceksiniz.

Ufak yaşta tenis hayalinin peşinden koşan olağanüstü yetenekli bir kızın, hayallerinin gerçek olması için savaşmasına yakından şahit olacaksınız.

5. Andre Agassi – Open

Aykırı ve isyankar bir gençlikten, istemeyerek başladığı ve zorla devam ettirdiği tenis kariyerine.

Kitabında hayatında yaşadığı sorunları samimi bir dille anlatan tenisçi; gençlik yıllarında yaşadığı asi ve isyankar ruh halini, tenis dünyasının görülmeyen taraflarını okuyucuları ile paylaşıyor.

Bir gecede dünya çapında bilinen bir ünlü olmak ister miydiniz? Cevabınız evet ise, yanıtı bir de 1992 Wimbledon turnuvasındaki başarısı bir gecede ünlü olan Agassi’den dinleyin. Dünyaca ünlü olmak gerçekten de mutluluk getiriyor mu?

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Sizin!

avatar
wpDiscuz